Filmlerin (özellikle klasiklerin) minimalist posterleriyle internette çok sık karşılaşsam da dizilerin bu tür posterlerine ilk defa rastladım (bu tamamen benim kabahatim de olabilir tabi. Mesuliyet kabul ediyorum). Aşağıdaki tasarımlar 1987 Braga (Portekiz) doğumlu Marisa Passos'a ait. Üniversitede kimya okuyan Marisa, mezun olduktan sonra asıl yapmak istediği işin grafik tasarımı olduğunu fark etmiş ve bu alanda bir kariyer yapabilmek için kolları sıvamış. Ben en beğendim tasarımları aşağıya ekledim. Koleksiyonun tamamını görmek için flickr sayfasını ziyaret edebilirsiniz.









31 Aralık 2012
5 Aralık 2012
Oradan Buradan: Uyumlu Kitap Ceketleri ve Ayraçları
Grafik tasarımcısı Igor Udushlivy'nin ellerinden çıkma bu kitap ceketleri ve ceketlerle uyumlu kitap ayraçları insanın iştahını kabartacak cinsten. Kitaplar, bir tasarımcı hayalgücünün at koşturacağı en büyük pistlerden biri olmalı.
3 Aralık 2012
Sister (L'enfant d'en Haut) (2012)
Sister, İsviçre'de karlı dağların eteğinde kurulmuş küçük bir kasabada yaşayan Simon ve Louise'in hikayesini anlatıyor. İsmi bir türlü zikredilmeyen bu kasabayı çevreyelen dağların tepesinde turistlerin kayak yaptığı bir tesis bulunuyor. Burası gıcır gıcır montlarını, gözlüklerini, berelerini üzerlerine geçirmiş kayak yapan, dinlenen, yemek yiyen hali vakti yerinde (zaten hali vakti yerinde olmayanın dağda işi ne) insan kaynıyor. Dağın eteklerinde ise karın esamesi okunmayan, ortasından otoban geçen, dağdaki estetik güzellikten nasibini alamamış kupkuru küçük bir endüstri kasabası var. Simon ve Louise, bu kasabada, arkasındaki beyaz dağlarla tezat oluşturacak kadar sarı, uzun, ve çirkin binadaki ufak bir apartman dairesinde oturuyorlar. Büyük kardeş Louise'in doğru düzgün bir işi yok. Onun aslında bu durumu pek salladığı da yok. Evin geçimini, dağdaki tesiste turistlerden gözlük, eldiven, mont, kayak çalan 12 yaşındaki Simon sağlıyor. Dağdaki zenginlerden arakladıklarını kasabanın dar gelirli aile çocuklarına çok ucuza satarak para kazanıyor. Çantalardan yürüttüğü sandwichleri ise abla-kardeş akşam yemeğinde yiyorlar. Simon işinde ustalaşmış, nereye bakması gerektiğini, kendini nasıl kamufle edeceğini, neleri çalacağını çok iyi biliyor. Ablasının nadiren gösterdiği endişe emarelerini her seferinde savuşturuyor. Düzen bu şekilde oturmuş giderken Simon'un hayatında birtakım ufak değişiklikler gerçekleşiyor ve bir anda kendimizi onun yalnızlığını, sevgiye olan açlığını, çocuksu saflığını en ön sıradan izlerken buluyoruz. Zaten izleyiciyi de en çok bu sade, çıplak dram vuruyor. Başrol oyuncuları, hele hele Simon'u canlandıran Kacey Mottet Klein filmi sırtına alıp götürüyor. 62. Berlin Uluslararası Film Festivali'nden Gümüş Ayı ile ayrılan Sister aynı zamanda İsviçre'nin 85. Oscar Ödülleri En İyi Yabancı Film adayı. Hollywood filmlerine kısa bir ara vermek isteyenlere birebir. ****
5 Kasım 2012
Enteresan Linkler #1
- Okuduğunuz kitap bitti, sırada ne var? Bu arama motoru bir sonraki kitap için fikir edinmek isteyenlere göre.
2 Kasım 2012
Oscar Yolunda Türkiye: Ateşin Düştüğü Yer (2012)
Türkiye'nin 2013 Oscar Ödülleri En İyi Yabancı Film yarışmasına gönderdiği Ateşin Düştüğü Yer'i epeydir merak ediyordum. Aslında filmle ilgili en ufak bir bilgim yoktu. Sadece juri kararını açıkladığında Zeki Demirkubuz'un gösterdiği tepkiyi hatırlıyordum. Tepkisinde haklı-haksız bir yorumda bulunmak zor ama Demirkubuz ve Ustaoğlu'nun filmleri yarışırken onlardan biri gönderilir beklentisine girmiş, karara şaşırmıştım (ne de olsa önyargılar hepimiz için).
31 Ekim 2012
Reading Update
Var mı acep benden başka okuyan ya da okumayı düşünen J. K. Rowling'ciğimizin son kitabını? Ben daha anca ilk bölümü devirebildim. Umarım arayı fazla açmadan bitirebilirim zira bu aralar azcuk konsantrasyon eksikliği çekiyorum.
23 Ekim 2012
Can (2011)
Yaşadığımız coğrafyada erkekliğin kanıtlandığı meydan muharebelerinden birisi askerlikse diğeri de çocuk sahibi olmak, daha doğrusu bir kadını "dölleyebilmek"tir. Hatta sadece dölleme yeteneğiyle kalınmaz, döllenen çocuğun cinsiyeti de önem taşır. Ne de olsa 'erkek adamın erkek çocuğu olur'. Engelli vatandaşların bir günlüğüne temsili askerlik yaparak erkekliğini ispat ettiği Türkiye'de, evli olduğu halde bir kadından çocuk peydahlayamayan bir erkeğin hali nice olur hiç düşündünüz mü?
6 Ekim 2012
Geriye Kalan (2012)
Geriye Kalan, geçtiğimiz ay İstanbul Modern Sinema'nın düzenlediği Biz de Varız! film programı gösteriminde izlediğim iki filmden biriydi (diğeri de Raşit Çelikezer'in son filmi Can'dı). Çok bilindik bir konuyu, bir aldatma öyküsünü ele alan film, yönetmen Çiğdem Vitrinel'in de ilk uzun metraj denemesi. Üst-orta sınıfa mensup, uzun yıllardır evli Sevda ile Cezmi çok da mutlu bir aile imajı çizmezler lakin gündelik hayatın sıradan akışında ilişkileri/evlilikleri bilindik rayında, sıkıcı ama alışılmış rotasında tıngır mıngır ilerler. Uzun zamandır birlikte yaşayıp biten ilişkilerinin farkında olan ama değişime açık olmadıklarından birbirlerine katlanmaya devam eden bütün çiftlerinki gibi. Bu akışı belli suların rotası bir gün Cezmi'nin dikkatini çeken bir kadınla, Zuhal ile değişir. Aynı işyerinde çalışan Cezmi ve Zuhal bir ilişki yaşamaya başlar. Sevda'nın bu ilişkiyi öğrenmesiyle dengeler değişir ve karşımıza hafif gerilim yüklü bir hikaye çıkar.
2 Ekim 2012
360 (2012)
Hayatın seçimlerden ibaret olduğunu ve attığımız her adımda karşımıza çıkan seçeneklerden birini benimseyerek yolumuza devam ettiğimizi anlatan bir film 360. Bazen seçtiklerimiz, bazen de tam aksine seçemediklerimiz gideceğimiz yolu şekillendiriyor. Bazen de biz seçsek bile karşı taraf bizden vazgeçtiği için gitmek istediğimize değil, mecbur kaldığımız yola gidiyoruz. Belki istemediğimiz bir seçeneğe zorlanıyoruz; başımıza geleni gururumuza yediremiyoruz; inanışlarımızla ters düşünce vicdanımızla başbaşa kalıyoruz; uzun bir kovalamacanın ardından pes ediyoruz; kendimizden korkup başka bir güce sığınıyoruz; belki de sadece macera yaşamak istiyoruz. Ama hepsini yaparken hareket alanımız seçimlerle sınırlanıyor, belki de sınanıyor. Birbirine değen farklı kısa hikayelerle örülmüş ve geniş oyuncu kadrosu bulunan filmlerden genelde zevk almam ve 360 bu tarz bir film. Yeni ve ilginç bir söz söylemese de izleyiciye hoş (tamam birazcık da boş) bir seyirlik sunuyor. Kadrosundaki isimler arasında Anthony Hopkins, Jude Law, Rachel Weisz (ve ufak bir rolde oynamış da olsa pek sevdiğim Alman aktör Moritz Bleibtreu) var. Avrupa'dan Amerika'ya giden, oradan tekrar Avrupa'ya dönen 360 kafa dağıtacak film izlemek isteyenlere uygun bir seçenek olabilir. ***
2 Ağustos 2012
Kütüphane Maceraları vol. 5
Bu aralar kütüphane ziyaretlerimi azaltmak zorunda kaldım. Zira Ağustos sonu gireceğim sınav için evde debelenip duruyorum. Ders dışı kitap okumayı bırakalı epey olmuştu; film izlemeyi de azalttım. Bütün heveslerimi sınav sonrasına saklıyorum. Defterime aldığım notların hepsini bir bir gerçekleştirmenin hayaliyle yaşıyorum. Umut, fakir doktora öğrencisinin ekmeği işte!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







